Hakkımda

Ben Burak.

Orwell'den bildiğiniz ünlü distopik senenin başlarında, güllerinden ve kayak pistinden bildiğiniz, isminde helenistik savaşçıların gizli olduğu bir memlekette doğdum (ne yani 1984 Isparta doğumluyum mu diyeyim?). Çocukluğum şimdilerde nostaljik akımın etkisiyle dönemin pop klipleri gibi renkli ve turbo sakızı kokulu yönlerini hatırladığımız 90larda, çizgiroman ve dinazorlarla, bilgisayar ve masa üstü oyunlarla geçti. Çizim yapmayı, öykü ve şiir yazmayı, oyun ve dünyalar yaratmayı seven niceleri gibi "aç kalırım" diye sayısalcı oldum. İsmini sevdiğim için ve o zamana kadar kurgusuyla ilgilendiğim bilimin gerçeğini de öğrenmemi sağlar diye biyokimya okudum. Y2K paniğinin ikinci yıl dönümünde mezun olup Dokuz Eylül Tıp'ta yüksek lisansa başladım. Derecemi aldıktan sonra acaba bu işler Amerika'da nasıl oluyormuş diye merak ettiğim için bir seneliğine Houston'da araştırmacı olarak çalıştım. Sonrasında Türkiye'ye dönüp Ege Tıp'ta doktora yaptım. Akademiden sıkılıp iki sene özel sektörde ilaç ARGE'sinde çalıştım. Nihayetinde oradan da sıkılıp akademiye dönüş yaptım ve 2016'dan beri İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeyim.

Türkiye dışında Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Almanya'da araştırmalar yaptım, dersler anlattım. Başta kanser ve metabolizma olmak üzere klinik öncesi araştırma ve eğitim gibi çeşitli konularda makaleler ve kitap bölümleri yayınladım. Kongrelerde konuştum, eğitimler düzenledim. Halen özellikle klinik öncesi araştırmalarda kalite kontrol, kanserde ve yaşlanmada metabolik süreçlerle ilgili çalışmalara devam ediyorum. Bilimsel kariyerimle ilgili daha detaylı bilgi için: Ali Burak Özkaya, BSc, PhD.

Çocukluğumdan beri hep (masaüstü) oyunlar tasarladım. İlk okuldayken deftere çizili haritayı kalemle takip ederken oyuncunun ses komutlarıyla kalemi yönlendirdiği bir platform oyunum vardı. Gerçeği kulağa geldiği kadar havalı olmayan oyunda ben kalemi tutuyordum yanımda başka bir velet "zıpla, eğil" falan diyordu. Kimsede bilgisayar yok, "Hügo ve Tolga abi" bilgisayar oyununa en yaklaştığımız zamanlar... Sonra parmaklarımız Street Fighter karakteri oldu, Braveheart'ın kağıtlı kalemli strateji oyununu yazdım ve nihayetinde kendimi (D&D) FRP alemlerinde buldum. Zar alacak param olmadığından ders kitaplarından rastgele sayfa açıp son rakama baktığım dönemlerde insanların "koca adam olduğunda hala bunlarla mı uğraşacaksın" eleştirilerine aldırmadım. Sonra koca adam oldum, hala bunlarla uğraşıyorum. Oyunculuk (?) hayatımla ilgili daha çok okumak isterseniz: Burak "The_Crow" Özkaya, GM.

Küçükken hayalim ya yazar ya da çizer olmaktı. Hatta çizgiroman o zamanlar kariyer hedeflerimin ortak noktası gibiydi. Hayatın gerçekleri kariyeri başka taraflara çekse de yazarlık hep gizli hayal olmaya devam etti. Oynattığım oyunlarda dünyamı tasarlarken sadece oyun kuralları ve coğrafyayla yetinmedim, tarihçe ve öyküler yazdım. Bilim kurgu yazarları, geleceği ya da başka dünyaları düşleme cüretinde bulunanların kalemi ben hep diğerlerine kıyasla daha fazla etkiledi. Buna karşın beni asıl yazmaya iten kötü bilim kurgular oldu. Nihayetinde "ben daha iyisini yapabilirim" kısa öykülere, roman denemelerine ve bu internet sitesinin kurulmasına neden oldu. Bu çocuk ne yazıyor, neden yazıyor diye merak ediyorsanız: AB Özkaya, Yazar.

Bu siteyi kurmaktaki amacım işte bu üç kimliğe ait işlerimi ve düşüncelerimi paylaşmak; öykülerimin dokunacağı ruhlar, yazılarımın dürteceği beyinler keşfetmek. Erişmek, bağlantı kurmak, dinlemek, öğrenmek ve gelişmek...